memati 72 saat icinde eroinden kurtula bilir
Balıklı Rum Hastanesi psikiyatrlarından Yrd. Doç. Dr. Özkan Pektaş, uyuşturucuya karşı yeni yöntemler denendiğini söylüyor
Eroinden 4 saatte arınabilirsiniz
Ve Burçin Bircan, ölümüyle uyuşturucunun nelere yol açtığını bir kez daha gösterirken, dikkatlerin de uyuşturucu ile mücadele eden tedavi merkezlerine ve yöntemlerine çevrilmesine yol açtı. Ölümünden önce, Balıklı Rum Hastanesi’nde yatarken kaleme aldığı günlüğü, uyuşturucu ile mücadelede adı daima geçen Balıklı Rum Hastanesi’ni de hatırlattı. Çünkü, ”Hastanede esrar içtim” diye yazması, madde bağımlılığı ile ilgili tedavi süreçlerini yeniden gündeme getirmek gerektiğini gösteriyordu.
————————
Hastaya anestezi altında eroini çökerten naltrexone adlı madde veriliyor
Kriz başlıyor; hasta ishal oluyor, gözleri yaşarıyor, tansiyonu yükseliyor
Bu işlem 4 saat sonra sona eriyor ve hasta temizlenmiş oluyor
Ancak bu işlem 20 gün hastanede kalamayacak kişilere yapılıyor
Başarı için birtakım şartlar var ve fiyatı da 7 bin dolar civarında
Normal yöntemlerle tedavi ise 72 saatte tamamlanıyor
————————
Göster
Madde bağımlılığı tedavisinin, sadece bir hastane süreci olmadığı, hatta sonrasının en az onun kadar önemli olduğu tekrar ortaya çıktı. Ne yazık ki eroin kıskacına düşenler, hastanede vücutları eroinden tamamen arındırılsa bile, çıktıklarında tekrar aynı batağa düşmekten kurtulamıyorlar. Çünkü eroin bağımlıları adeta bir fanusta yaşıyormuşçasına veya sanki anne karnından yeni çıkmışçasına savunmasız kalıyorlar dünyaya karşı. Vücutları eroinden arındırıldıktan sonra, onlara çocukluklarındaki gibi sahip çıkacak bir anne-baba veya gerçek dosta gereksinimleri oluyor uzunca süre.
Bağımlılar tedavi sürecinden sonra genelde tecrit edildikleri için kurtuluşun yolunu yine eroinde arıyorlar. İşte bu da onlar için ölüme giden yolda sonun başlangıcı oluyor. Tedavi sürecine ilişkin birçok yöntem tartışıladursun onun kadar önemli olan tedavi sonrası koruma ve destek süreci ise hâlâ çözümsüz görünüyor…
Ve Burçin Bircan, ölümüyle uyuşturucunun nelere yol açtığını bir kez daha gösterirken, dikkatlerin de uyuşturucu ile mücadele eden tedavi merkezlerine ve yöntemlerine çevrilmesine yol açtı. Ölümünden önce, Balıklı Rum Hastanesi’nde yatarken kaleme aldığı günlüğü, uyuşturucu ile mücadelede adı daima geçen Balıklı Rum Hastanesi’ni de hatırlattı. Çünkü, “Hastanede esrar içtim” diye yazması, madde bağımlılığı ile ilgili tedavi süreçlerini yeniden gündeme getirmek gerektiğini gösteriyordu. Gerçekten böyle bir merkezde uyuşturucu almak mümkün müydü? Tedavi süreçleri nasıldı? Hangi adımları içeriyordu?
Balıklı Rum Vakfı’nın AMATEM’deki başarılarından dolayı birlikte çalışmayı teklif ettiği üç psikiyatr Ayhan Kalyoncu, Mansur Beyazyürek ve Yrd. Doç. Dr. Özkan Pektaş, yıllarını uyuşturucu ile mücadeleye adamış isimler olmalarına rağmen, Burçin Bircan’ın ölümünün ardından zan altında kaldılar. Çünkü tedavi yapıldığı söylenen mekânda uyuşturucu kullanıldığı yazılmıştı. Ancak bağımlıları hayata döndürmeye çabalayanların yöntemleri artık çok farklı. Ve devletten izin çıksa, hastalarını topluma kazandırırken kimi zaman ufak dozda uyuşturucu içeriği olan ilaçlar vermeyi bile düşünüyorlar. Gerektiğinde anestezi altında hastalarının vücudundan eroini 4 saatte temizleyebileceklerini de söylüyorlar. ABD, Avrupa ve Avustralya’da uygulanan bu yöntemin, aslında çok büyük zararları da yok. Sadece anestezi olması nedeniyle riskler içeriyor…
4 saatte eroinden arınma
Hasta popülasyonlarının oldukça paranoyak özellikler gösterdiğini, fantezilerinin bol olduğunu söyleyen Yrd. Doç. Dr. Psikiyatr Özkan Pektaş, Türkiye’de uyuşturucu ile mücadelede farklı bir yön çizen Yıldırım Aktuna’nın adını anmadan edemiyor ve o zamandan bu yana alkole, uyuşturucuya bakışın çok değiştiğini, artık madde bağımlılarına, serseri gözüyle bakılmadığını söylüyor. Pektaş’ın anlattıklarına göre; madde bağımlılarının tedavisi, hastanın genel durumu, maddeyle ilgili problemleri ve hastaneye geliş biçimine göre çok fark ediyor. Belirli bir dozda ve ayık olmadan hastaneye başvuran eroinmanın ancak bu durumdayken tedaviyi kabul ettiğini ve ayılmaya başlamasıyla birlikte kriz sürecinin de gündeme geldiğini belirtiyor.
Doktorlar için hiç önemli olmayan ve tedavi sürecinin sadece yüzde 5 veya 10′unu teşkil eden ilk temizlenme sırasındaki kriz dönemi, ne yazık ki hastalar için çok önemli. Hatta hayati. Evet, doktorlara göre bunun zerre kadar önemi yok; çünkü ölüm yok ucunda. Ama hasta için çok önemli olan bu duruma doktor, “Ne var ki canım, üç gün değil mi zaten” diyemez. Pektaş’a göre, bu üç günün önemi var ve dünyada psikiyatrlar, anestezi uzmanları bu üç güne takmış durumda. Bunun için acayip tedavi yöntemleri bulunuyor, “Anestezi altında yapalım, sorunu 4 saatte bitirelim” deniyor ve Balıklı Rum Hastanesi doktorları da buna böyle olmalı gözüyle bakıyor. Pektaş, “Ancak bu yöntemin uygulanabileceği ve uygulanamayacağı hasta var. Çünkü anestezi bir risktir. Yani eroin krizinde hiç hasta kaybedilmezken, anestezide kaybedilebilir. Hastayı kaybetme riski varsa, neden bunu yapayım, ama gerekirse yapılır, çünkü hastalanan kişi çok önemli bir mevkide olabilir, ertesi gün işe başlaması gereken bir işadamı, milletvekili ya da gazeteci olabilir. Yani öyle bir insanı pijama, gömlek 20 gün yatıracak halimiz yok. Yani bu profil dört saatlik tedaviye çok uygun. Bunu ülkemizde yapabilecek konumda mıyız? Evet, bu konumdayız. Bu konuda benim arkadaşlarım gerekli eğitimi almış durumda, benim de konuyla ilgili olarak ABD’ye iki günde bir gittiğim oldu. Yöntemi gayet iyi biliyoruz, fiyatı oldukça yüksek, 7 bin dolardan bahsediliyor. Bunları 10 yıldır çok iyi biliyoruz. Şu ana kadar burada uygulamadık ama uyguladığımız, uygulattığımız yerler oldu. Yöntem çok basit, anestezi altında vücutta eroini çökerten, naltrexone denilen bir madde veriliyor. Bu, çok yüksek dozda veriliyor vücuda ve ameliyat şartlarında hastada korkunç bir kriz başlıyor. Bir anda ishal oluyor, gözleri yaşarıyor, tansiyonu yükseliyor ve anestezi uzmanları bu tepkileri normale sokmaya çabalıyor. Bu işlemden 4 saat sonra, hasta tamamen temizlenmiş bir şekilde evine gönderiliyor ve ertesi gün işine gidebiliyor. Bu denli etkili bir yöntem ve bunu ancak çok önemli kişiler için yaparsınız. Biz bu donanıma sahibiz. Normal tedaviyle temizlemeyi ise 72 saatte yapıyoruz, hasta çok özel biriyse, çok gizli bölümde yatırıp 72 saatte bitiriyoruz. Eroin krizi ağrısı uykuda olmuyor ama gözünü açınca oluyor. Biz de daha uzun süreli uyutup, eroin en son ayak bilekleri, bel kemiğinden çıkana kadar bunu hallediyoruz” diyor.
72 saatlik bir temizleme operasyonunu ardından eroin vücutta bitiyor ama psikiyatrlara göre eroin denen uyuşturucu maddenin, kullananın kişiliğine verdiği ciddi bir defekt var. Artı beyine verdiği ciddi bir defekt var. Bu kişiler, 72 saatlik temizlemeden sonra “Doktor, ben artık çok iyiyim, gideyim” diyorlar. İşte bu noktada sorunlar başlıyor, çünkü aslında gidecek bir yerleri yok. Cep telefonları, dışarıdaki eroin ve uyuşturucu satan, kullanan bağlantıları var, birçok normal insan onları silmiş, nereye gidecekleri belli. Birçok insanla nasıl iletişim kuracaklarını bilmiyorlar. İllegal uğraşlar, bir süre sonra legal uğraşları çekilmez kılıyor. Normal yoldan para kazanmak bile sinir bozucu oluyor.
Tedavide uyuşturucu alıyorlar mı?
Madde bağımlılarının tedavilerini yapanların izlenimlerine göre; bu merkezde tedavi olan madde bağımlıları kimi zaman uyuşturucu aldıklarını sanıyorlar; çünkü bu hastaların vücutları uyuşturucudan temizlense bile, tüm hayatları psikoaktif maddeleri konuşmakla geçiyor. Çoğunlukla hastaneye gelirken son dozu da ceplerinde getiriyorlar. Doktorlarının kendilerine uyuşturucu verdiğini sanıyor ve bunun için de onu seviyorlar. Psikiyatr Dr. Özkan Pektaş’ın söylediklerine göre ise bu fanteziler uyuşturucu kliniklerinde çok yoğun. Ve tedavilerin yapıldığı servislerin içinde bu durum sürünce, hekimlerin bir yol bulmaları gerekiyor. Bunun için çözümün polisiye olamayacağını savunan Pektaş, “Ben buraya güvenlik görevlisi, gizli kameralar koyamam. Hasta ‘beni kurtar’ derken, onu aramaya yönelik olarak, çılgına çeviremezsiniz, ‘Gel bakalım, oranı buranı arayacağım’ diyemezsiniz. Ama biz ne yapıyoruz? Belirli reseptörleri bloke ediyoruz. Vücudu maddeye işlemez hale getiriyoruz. Bunu söylerken kendimizi kandırmayalım, iki tane sigara mı girmiş, üç tane hap mı girmiş, açıkçası bu, benim umurumda değil, hiç umurumda değil. Diğer tarafta onu ölüme götüren bir madde var ve o, fanteziyle bir sigara içmiş. Benim burada onu korumam lazım” diyor.
Burçin’e ne oldu?
“Burçin’de ne oldu? Burçin temizlendi ama ondan sonra bize annesi, kardeşi, babası, arkadaşları lazımdı. Onun çevresinden insanlarla görüşmek gerekiyordu. Eroin hastası kiminle beraberse, ondan yardım ister. O da istemişti. Yattı, iyileşme başladı ve ayıldı. Ayılınca dünyayı renksiz görmeye başladı. Burçin’de eroin detoksifikasyonu tamamlandı. Çok kısa bir süreyi burada geçirdi, sonra ortamına dönmek durumunda bırakıldı. Bizim hastalarımız daha ikinci gün gitmek istiyor, gitmezse buraları yıkmakla tehdit ediyor bizi ki, bu son derece normaldir. O da aynen böyle gitti.
Biliyorsunuz ki bu çocuklar artık eroinden keyif almıyor, o da almıyordu ve nefret ediyordu. Bağımlı olduktan sonraki süreç çok iğrenç bir şey. Örneği alkol olarak veriyorum. İspirto düşünün, içmenin hiç keyfi yok ama almazsanız karın ağrıları, ishal, feci ağrılar oluyor ve üç saatte bir alıyorsunuz.
Aşırı doz meselesine gelince, mesela hastayı siz tedavi ediyorsunuz. Buraya gelmeden önce bir gram alıyorsa eroini, temizlendikten sonra da bir gram alması ağır gelebilir. Bir gramla bırakan yine öyle başlıyor. Ama kullandığınız madde TSE damgalı değil, içindekini bilemiyorsunuz. Sonunda da ölüm geliyor” diyor Özkan Pektaş, Burçin Bircan’ın yaşadıklarını anlatırken.
Balıklı Rum Hastanesi doktorlarının anlatımlarına bakılırsa, bu tedavilerde terapi komiteleri çok önemli. Bir de metadon. Hasta diyor ki, “Kardeşim çıkayım ama gideceğim yer kötü bir yer. Beni eve, senin gittiğin yere götürmeyeceksin, bana bir şey ver. Replasman olarak bir madde ver”. Detoksifikasyondan sonra kendi ortamına gittiğinde metadon verilemeyeceğine göre hastanın vücuduna eroin işlemeyecek bir uygulama yapılıyor. Naltrexone denilen madde vücuda veriliyor ve bir yıldan fazla bir süre vücut eroini kabul etmiyor. Eroine açık reseptörleri bloke eden bu madde, dünyanın birçok yerinde veriliyor. Psikiyatr Dr. Özkan Pektaş, “Metadon ülkemizde yasak, çünkü bağımlık yapan özellikleri var. Öbürü değil. Bu durumda ben reçete yazarım ve siz yurtdışından getirirsiniz, size hap olarak veririm. Servisimizin içindeki uyuşturucu trafiğine de engel olmamız lazım. Naltrexone’ın ilaç uygulaması yanında 6 aylık uzun enjeksiyonları var. Bir enjeksiyon yapılıyor 6 ay vücuda işlemiyor eroin, 3 ay işlemeyen uygulaması da var. Avrupa 2-2.5 aylığını kullanıyor, Avustralya’da 6 aylığı kullanılıyor” diyor.
http://www.tempodergisi.com.tr/saglik_cinsellik/04692/
o yüzdende sacma olmaz aslinda iilesmesi ama tabiki memati cok aldigi icin birazdaha sürer
